Takotsubo: Bir Kırık Kalp Hikayesi
- Kudret Parpar
- 30 Oca
- 2 dakikada okunur
Bir sabah uyandım ve göğsümde bir fil oturuyordu sanki. Nefesim kısa, kalbim düzensizdi. O an tek düşündüğüm şey şuydu: “Galiba kalp krizi geçiriyorum.”
Ambulans, acil servis, ışıklar, hızlı konuşmalar… Her şey çok hızlı oldu. EKG çekildi, kan alındı, yüzler ciddi. Doktorun gözlerinde telaş vardı ama sözlerinde bir tuhaflık da hissediliyordu. Sonra anjiyo… Ve beklenmedik bir cümle:
“Damarlarınız tertemiz.”

Nasıl yani? Kalbim bu kadar canımı yakarken, damarlarım nasıl temiz olabilirdi?
Tanımadığım Bir İsim: Takotsubo
Ertesi gün bana bir isim söylediler. Daha önce hiç duymamıştım:
Takotsubo sendromu.
“Japonca bir kelime,” dediler. “Kalbin aldığı şekil, ahtapot yakalamak için kullanılan bir çömleğe benziyormuş”.
Ama benim için bu, bir çömlek değil; taşıyamadığım bir yükün kalbimde bıraktığı izdi.
Kimse Sormamıştı: ‘Nasılsın?’
O gün geriye dönüp baktım. Uzun zamandır güçlüydüm.
Herkese yetişen,
Kimseyi kırmamaya çalışan,
Üzüntüsünü içine atan,
“Ben iyiyim” demeyi alışkanlık haline getiren biri.
Bir kayıp vardı. Ardından başka bir kayıp. Söylenmeyen cümleler, yutulan gözyaşları, ertelenen yaslar…
Kalbim hepsini kaydetmişti.
Sonra asıl darbe geldi.
Hayat arkadaşımı kaybettim.
Birlikte yaşlanacağımı sandığım, yükümü paylaştığım insan bir anda yok oldu. O an sadece onu değil; geleceği, planları, güven duygusunu, kalbimin diger yarisni kaybettim.
Ağlayamadım. Bağramadım. Dağılmadım.
Herkes için güçlü durdum.
Ama kalbim bunu kaldıramadı.
Kalp Krizi Değil, Kalbin Çığlığı
Doktorum şöyle dedi:
“Bu bir kalp krizi değil. Kalp kası ölmüyor. Ama kalbiniz, yoğun strese karşı geçici olarak işlevini kaybetmiş.”
Yani kalbim kırılmıştı. Gerçek anlamda.
Adrenalin fırtınası kalbimi sersemletmişti. Ucu kasılamıyor, gücü düşüyordu. Ama umut vardı: Bu durum geçiciydi.
İyileşmek Sadece İlaçla Olmadı
Benim hikâyemde, iyileşme sadece modern tıbbın sunduğu ilaçlarla olmadı. Homeopati de bu süreçte bana eşlik etti. Özellikle Natrum Muriaticum, uzun süre bastırdığım duygularımı kabul etmeme, kayıplarımı ve eski yaralarımı hissetmeme yardım etti. Küçük damlalarla başlayan destek, kalbimin kendi ritmini bulmasına ve duygusal yüklerimi adım adım bırakmama olanak tanıdı.
İlaçlarımı aldım, kontrollerime gittim. Haftalar geçti, kalbim toparlandı. Evet…
Ama asıl iyileşme şurada başladı:
Üzgün olduğumu kabul ettiğimde
Güçlü görünmek zorunda olmadığımı fark ettiğimde
Kalbimi dinlediğimde
Takotsubo bana şunu öğretti:



Yorumlar